Salı, Nisan 25, 2017
Home > Teknoloji > Aramanın Geleceğini Tahmin Etmek için İnsanların Değerlendirmeleri Yerine Mühendislik İşlemleri Uygulayın

Aramanın Geleceğini Tahmin Etmek için İnsanların Değerlendirmeleri Yerine Mühendislik İşlemleri Uygulayın

Organik aramalarda rekabet ortamından geri kalmamak için arama motorlarının iki adım önünde olmak gerekiyor. Arama motoru algoritma güncellemelerinin sıklığı ve etkilerini göz önüne aldığımızda, optimizasyon çalışmalarının uzun dönemli etkilerini dikkate almayanların, Google’ın 2012’deki Pandave Penguen güncellemelerinden sonra birçok markanın yaşadığı sorunların benzerleriyle karşılaşacağını söyleyebiliriz.

Arama motorlarının gelecek algoritma değişikliklerini tahmin ederken karşımıza çıkacak bulmacanın bir kısmını ilk olarak motorların hedeflerini anlayarak, daha sonra da bu hedefleri herhangi bir markanın SEO kampanyasıyla uyumlu hale getirerek çözebiliriz. Google’ın misyonu, kullanıcıların aradığına en yakın ve en işe yarar bilgileri onlara sunmaktır. Bu nedenle de organik aramalarda başarının sürdürülmesi için bir markanın içerik planında da aynı misyon benimsenmelidir.

Arama motorlarının ne gibi gelişimler göstereceğini tahmin etmeye ilişkin bulmacanın diğer bir önemli kısmının çözümü de mevcut durumu ve Google, Bing vb. yerlerde çalışan mühendislerin hangi kalite ibarelerini izlediklerini çok etraflı bir şekilde anlayabilmekten geçiyor. Bu sayede arama pazarlamacıları, arama motorlarının algoritmalar üzerinde yapacağı ufak değişikliklerin nasıl bir seyir izleyeceği konusuna vakıf olmaya başlıyorlar. Bu seyri takip etmek, Google’ın test ettiği bazı ürünleri halk gözlemine sunduğu Google Laboratuvarları (Google Labs) günlerinde çok daha kolaydı, ancak bu Google Laboratuvarları maalesef 2011’de kapatıldı.

Google Laboratuvarları projesi devam etmemiş olsa da, Google arama algoritmalarının izleyeceği yol konusunda bu yıl SEO uzmanlarına çok önemli ipuçları verdi. Bunlardan biri Eylül’ün başlarında insanlar tarafından yapılan değerlendirmelere ilişkin şirkete ait el kitabının piyasaya sızmasıydı. Arama sonuçlarını geliştirmeye yönelik kendi içinde yürüttüğü sürecin bir bölümünde Google, spesifik URL’ler üzerinden içeriğin kalitesini manüel olarak değerlendirmeleri için yüzlerce insanı işe alıyor. Daha sonra da bu verileri algortimalarını düzenlemek ve arama motoru kullanıcıları için daha iyi kullanıcı deneyimi sunabilmek amacıyla kullanıyor.Bu el kitabı da Google’ın marka içeriklerinin kalitesini nasıl değerlendirdiği yönünde bariz ipuçları veriyor.

SEO uygulayıcıları, insanlara yaptırılan bu değerlendirmeler sonucu Google’ın elde etmeye çalıştığı bilgiyi kavrayarak arama motorlarının da ilerleme süreçleri boyunca nasıl bir seyir izleyeceklerini de kavramaya başlayabilirler.

Bu bilgiyi taktiksel SEO çalışmalarına dönüştürebilmek için de Google’ın insan değerlendiricilere sorduğu ibareleri algoritmik olarak nasıl belirlediği üzerinde düşünmek gerekiyor.

Google’ın indekslediği her web sayfasını insanların değerlendirmesine sunması beklenemez.  Bu nedenle de, Google örümceklerinin insanların kullandığı aynı kalite faktörlerini arayıp bulmasını sağlamak şirket mühendislerinin görevidir.

Örneğin; “Web sitesinin içeriğinden kimin sorumlu olduğu belli mi?” ve “Sayfanın içeriğinden kimin sorumlu olduğu belli mi?” Google sorularından ikisidir. Arama pazarlamacılarının bu faktörlerin algoritmik olarak nasıl kullanılabileceğini düşünerek şirket, marka ve ilgili şahıslara ilişkin kısa ve öz bilgiler sunan ve web sitesini yönetenlerin iletişim bilgilerine yer veren “Hakkımızda” başlıklı sayfaya yönlendirmede bulunan bir görünür linki tüm içerik sayfalarına yerleştirmeleri çok mantıklı olacaktır.

Spesifik bir sayfanın  içeriğinden kimin sorumlu olduğunu belirlemek için arama motorları, rel=author zengin snippet’lerle biçimlendirilmiş bir yazar bilgisi arayışına girebilir. Bu nedenle, bu gibi bilgilere uygun olan her bölümde yer verilmesi gerekir.

Yeni bir sayfa çıkarmadan önce bunun uzun bir süre boyunca arama motoru sonuç sayfalarında yer alma potansiyelini belirlemenin en sağlıklı yollarından biri de gerçek deneklerle keşifsel bir kalite gelişimi yürüterek içeriğinizin Google’ın kalite kurallarına ne derece uyduğunu test etmektir. Sayfalarınızı değerlendirmeleri için hedef kullanıcıları işe alın ve onlara Google’ın insan değerlendiricilere sorduğu soruların aynılarını sorun. İçerik insan değerlendirmesinden geçiyorsa Google’ın kaite kurallarına uyma ve algoritmalarından faydalı çıkma şansı da yüksektir.

Yapay olarak arama motoru sonuçlarını geliştirmeyi hedefleyen SEO taktiklerinin ancak sınırlı olumlu etki sunabildiği günümüzde içeriği ilk olarak kullanıcılar için optimize etmeye odaklanıp arama motorlarını ikinci sıraya koymanın vakti gelmiş demektir. Sıralama tam tersi biçimde olmamalıdır. İçeriği asıl kullanıcıları çekmek ve onlara gerçek değer sunmak amacıyla optimiz etmek sadece markaya güven duyulmasına değil, aynı zamanda uzun süreli organik arama performansı göstermenize de yardımcı olur.

Bir önceki yazımız olan Seo Çalışmasının Püf Noktaları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir